Salı, Eylül 15

Del Potroooooooooooo!


Ve Potro zor olanı başarıp, 2-1 yenik duruma düştüğü maçta Efsane Fedex'i 3-2 devirmeyi başardı. Turnuvada üst düzey bir performans gösteren Arjantinli oyuncu genç yaşına rağmen çok olgun bir maç çıkardı. 88'li doğumlu raketin mermi gibi giden forhandleri karşısında Federer bazen aciz duruma düştü. Topu hızından dolayı bazen gerçekten göremedim dersem yeridir! 1.98'lik boyunun avantajını gücüyle birleştirince komplike bir durum ortaya çıkıyor.
Kimse Fedex'in servisine tutunamadığını, ilk servisinin oyuna girme oranının düşük olduğu zırvalıklarını bana anlatmasın. Zira Federer bu üst düzey anlarda, üst düzey şeyler yaptığı için Federer!! Del Potro'nun oyun yapısı ve insan psikolojisini bozan sert toplarının hiç mi hakkı yok yani?
Maçın istatistiklerine bakıcak olursak eğer zaten, sadece aces sayısında Federer'in üstünlüğü bulunuyor ve diğer bütün istatistiksel bölümlerde Del Potro'nun üstünlüğü var. Harika bir maç izledik gerçekten. Ve nedendir bilinmez "Deli" Potro'nun kazanmasını istiyordum. Yanlış anlaşılmasın Federer'i çok sever ve saygı duyarım. Ama bu genç bu turnuvada şampiyonluğu haketti. Bir turnuvada ilk 3 seribaşını yenerek şampiyon olan ilk tenisçi ünvanını da kapmış oldu!
ALLAHINA KURBAN DELİ POTRO!!

Şok Şok Şok Rüştü Manu Maçında Yok!



Yahu sporx.com'a girdim. Baktım ki Beşiktaş'a Rüştü şoku diyor. Ne oldu diye baktım, antrenmanda sağ kulana top gelince operasyon geçirmiş. Büyük geçmiş olsun da, yahu bu nasıl başlıktır demeden edemiyor insan.

Zannedersin ki Messi Beşiktaş'ta ve oynamayacak sakatlığı söz konusu diye. Son maçta neler yaptığı ortada, zaten başka bir sakatlıktan yeni çıkmışken Rüştü'nün ne faydası olabilir ki? Tecrübe demesin kimse bana gülerim. Fenerbahçe'de iken 62'den tavşan olmuş arkadaşımızdan bahsediyoruz değil mi?

Yorumlara bakıyorum bazı Beşiktaşlı arkadaşlar şunu söylemiş düşünün artık olayın vahamiyetini: Ne sakatlığı ya son maçtaki hatalarından dolayı oynatılmayacak diyemiyorlar!!

:)) Yorumsuz...

Sırbistan: 64 Türkiye:69


Hidayet'in bu kadar kötü olduğu bir maçta gerçekten büyük iş. Bravo çocuklar.. Uygun adım ileriiiii!!!
Maç bol skorlu başladı. Kerem-Teodosic çekişmesini izledik başlangıçta. Bizim Kerem tuttu maçı götürdü daha sonra. Maestro gibi yönetti takımı! Şutunu çok tutmasam da inanılmaz bir oyun bilgisi, basketbol iq'su var! 4'te 4 bizi ilk 2'ye kesin sokacaktı bunu da başardık. Ersan inanılmazdı ve onu bir an önce NBA görmek istiyorum. Alev alev yanıyor, cayır cayır atıyor. Savunması ve ribaundları onun ekstrası. Her yönden iş yapıyor yani. Ve hele ki takımın bir numaralı skor opsiyonu bu kadar ritm dışı kalmışken takımı sırtladı götürdü. Ömer Aşık... Koçum benim şu serbest atışlarında biraz daha iyi olsan kim tutar seni be! O kadar kötü attı ki serbest atışları maç buralara gelmeden kazanabilirdik. Uzattık yani gereksiz yere. Tam rahatlayacakken dış atışlar canımızı yaktı. Velickovic saldı da saldı uzaklardan bende kanser oldum!
Görünmeyen yıldızlarda var. İyi savunmasıyla Ömer Onan ve asıl sürprizci, pis işler uzmanı, görev adamımız Sinan Güler! Topu çalıp uçarak vurdun ya o smacı, bağırışımı görecektiniz inanılmazdı! Yüreğimizi koyuyoruz. Sakat, hasta, yorgun Dev Adamlar. Ama yılmıyoruz ve savaşıyoruz.
Uzatmalarda adamlara sayı attırmadık bu arada farkında mısınız bilmiyorum! Hücum ribaundu verip durduk ama 1.5 dakika paso şut attılar ama girmedi, kader bize güldü. Sırpları da yendik ya daha ne isteyeceğim Bi çok ilki yaşamaya devam ediyoruz. Hiç bu kadarını beklemiyordum ama fena biçimde geliyoruz. Kimse tutamaz bizi beee,feci gaza geldim. Haydi koçlarım, AYNEN DEVAM!!

US Open'ın Annesi!

Kim bir süre ara verip gelmişti aramıza yine ve davetiye ile katıldığı Amerika Açık'ta şampiyon olup ilklere imza attı. Mesela davetiye alıp da bunu kazanan ilk tenisçi oldu kendisi ve asıl önemli olan ve beni çok sevindiren ise ANNE olarak başka bir kazanan yok!

Maç öncesinde de beni Clijsters'in başka bir görüntüsü kendisine hayran bıraktı. Maç başlamadan önce eşyalarını getiren yardımcı görevli genç kıza o kadar içten sarıldı ki... Çoğu insanın orada kibiriyle dolaştığı, kendini beğenmişliğin had safhada olduğu bir ortamda beni gönülden fethetti! Tebrikler şampiyon anne!

Bu arada Wozniacki'de aman diyim haaa :))



Pazartesi, Eylül 14

Kasıtlı Çaresizlik!

İnsanın kasıt arayası geliyor gerçekten. Öyle pozisyonlar oldu ki yuh dedirttiler. Maçın başında Sercan, Bilica'yı tekmeliyor kırmızı kart yok. Alex topu kapıyor faul yok çileden çıkartıyorlar takımı Güiza'da hiç görmediğim bir sinir ve topu yere çarpıveriyor carttt sarı kartttt! 2 saniye öncesinde de Alex'e geliyor kart!



68. dakika da ise facia! 1 metre dışarıdan çevrilen topa Lugano'ya çarpınca korner kararı çıkıyor. Gökhan Gönül çıldırıyor. Lugano çıldırıyor. Fenerbahçe'de agresif adam çok, ama gerçekten bu kullanılıyor hissiyatı verdi bana Deniz Çoban! Şartlı çıkıyorlar maçlara artık bariz belli! Sonra eleştiriler geliyor efendim neymiş hakemi elinden kolundan çekiştirip duruyolarmış, Avrupa'da yapın sıkıyorsaymış. Hakemler Avrupa'da bu denli katlediyorlar mı maçı? Tamam hatasız kul olayı, olmuyor sonuçta hatasızı ama kasıt söz konusu olunca neler oluyor hiç düşündünüz mü? Maçı bile konuşturtmadan kelimelerce yazı döktürüyorlar insana. Erman Toroğlu'da dikkati çekecek ya, millete gaz verecek ya, lafı salıyor ortaya sonra hakemler şartlanıyor. Akl-ı selim insanlar bu maçları yönetmeyeceklerse Avrupa'dan adam getirmeyi denesinler! Ne bu canım...



Maça geçelim... Bursa baskı kurmaya çalıştı ama bal yapmayan arı misali. Fenerbahçe net pozisyon vermedi sayılır. Bir kaç karambol topu oldu ama yüzde yüzlük pozisyon diye tabir ettiğimiz şeyler yoktu. Emre'nin yokluğu çok soru işaretiydi ama bugün sadece topa basma yönünden eksiklik oldu o kadar. Güiza bu kadar formda (!) olmasa maç kopar giderdi hakikaten. Bursaspor kanatlara iyi taşıdı topları ama özellikle sağ kanatta Ali Tandoğan berbat ortalar kesip durdu içeriye. Bu yüzden çok etkisiz kaldı. Bilica-Lugano defansı her zaman daha sağlam Fenerbahçe açısından bunu belirtmekte yarar var. Bilica tek hamlelik oyuncu ama daha güven verici yapısı var ve topu gerçekten çok olumlu oyuna sokuyor. Mehmet Topuz bugün vasatın üstüydü. Bu maçta göz önüne çıkmak imkansızdı zaten çünkü gerçekten çok zor deplasman. Ekim 2008'den beri sahasında kupa maçı harici ilk defa yeniliyorlar. 2'sinde de baş rolde Fenerbahçe olması çarpıcı. Geçen sene zaten bir ara maç yapmaktan akraba olmuşlardı.



Maç sonunda Fenerbahçe otobüsü taşlanıyor. İşte altaki postta yazdığım gibi bize spor anlayışı bu kadar. Yenilirsen illa sapıtacaksın!

Pazar, Eylül 13

Futbol Centilmenliktir...



Dakika 63 şu anda... Skor 6-0! Ajax- Nac Breda maçı var ve kenarda bir oyuncu. Adı Leonardo. Geçen sene Ajax Amsterdam oyuncusuydu. Bu sene Breda'ya geçti ama Leonardo oyuna girerken tüm stad eski futbolcusunu alkışlıyor. Vefa ve centilmenlik bir arada... Bizde olsa giden oyuncumuza ana avrad küfrederiz. Hele ki bir de iyi oynuyorsa, ulan eşooolusu bizde böyle oynamadın deriz!

Bizde centilmenlik ve futbolun spor olduğu her daim unutulur. Millet birbirini yer, küfreder, iter, kakar, hatta İsviçre maçındaki gibi kavga çıkarır! Sahada dövemiyorsun ya futbolunla, kaba kuvvete başvurursun işte böyle... Tribünden taş atarsın, çakmak fırlatırsın, su içmesi için (!) pet şişe atarsın... Neyse..

Mentalite farkı..


Serena ablamız çizgi hatası yaptıktan sonra zavallım bir lines man'i (daha doğrusu kadın oradaki :) ölümle tehdit ediyor. Sonrasında ise olaylar iyice sarpa sarıyor. Çirkefliğin bu kadarına PES!!

Ah O Eski Günler Yok Mu!



Dün Mustafa Hoca'nın koruduğu Rüştü, Frank Reijkaard'lı Barça döneminde dip yapmıştı ve yedek kalmaya mahkum edilmişti. Dün de Hollandalı ne kadar iyi bir tercih yaptığının farkına bir kez daha varmıştır sanırım.

Mustafa Denizli+Rüştü:3 Serdar Özkan:0

Vallahi bir enteresan maçtı... Daha maçın başında Galatasaray kornerden golü bulup üstüne baskı kurunca dedim ki Galatasaray facia yarattıracak. Baros'un şutu direği sıyırınca bu görüşüm daha da desteklendi açıkçası. Kornerden yenen gol... Şaka gibi! Rüştü senelerdir bunu yapıyorda,yani buraya gelmeden önce neden Hakan Arıkan oynamaz, sakatlıktan yeni çıkmış bir oyuncu tercih edilir anlayamadım! Korner'den top süzülüyor Rüştü topun nasıl geldiğini bile hesaplayamıyor önce öne doğru gidiyor, sonra geriye doğru koşayım derken Yusuf'un tamamen Mustafa Sarp'ı bırakmasıyla topu ağlarında görüyor.

Mustafa Denizli de seçimleriyle kahraman olmaya çalışırken 100 yılını devirmiş dev çınarı, Beşiktaş'ı çöküşe doğru sürüklüyor farkında değil! Ekrem ile ortasaha çıkılması intahar sebebidir. Yazıktır, günahtır. Maçın skoruna bakmayın vallahi gol haricinde öyle ahım şahım bir futbol yok! Tello yorgunmuşmuş, şu sakatmış bu yorgunmuş. Devre 1-0 bitti ama hani golden sonra Beşiktaş Serdar Özkan ile bir pozisyon kaçırdı. Daha sonra sıkıcı bir maç vardı benim gözümde. İkinci yarı Fink ortasahaya girince canlandı kara kartallar... Serdar Özkan ile ciddi ciddi 3 pozisyona girdiler. Birinde Hakan Balta'ya takıldı genç oyuncu, diğerinde kaleci Leo Franco'ya ki bence o pozisyonda dışarıda da elle müdahele var ve sonuncusunda ise topu sol ayağıyla uygun durumda dışarı attı.


Baskı sonuç verir mi diye düşünürken birden yine Rüştü şov ile karşılaştık. Şuursuzca çıkışları yüzünden zaten Barça'da komedi ötesi goller yemişti. Reijkaard'ı görünce o günler aklına geldi herhalde! Ama aslında o çıkışında hangi gol aklıma geldi biliyormusunuz, hem de olay anında oldu bu olay, Hırvatistan ile 1-1 biten maçımız vardı ya Semih'in golü 120. dakika da gelmişti hani. İşte o maçta yediğimiz goldeki Rüştü çıkışının aynısıydı bu ve ben gol olacağından o kadar çok emindim ki... O topu o ana kadar maçın başındaki attığı etkili şut harici birşey yapmayan Baros'un önüne atmak gerçekten beceri isterdi, ama tecrübeli (!) file bekçisi için bu basit bir olaydı.
Ciddi ciddi sıkıcı bir maçtı. Yani derbi lafta kaldı. Bir ara Galatasaray yusuf yusufladı, sonra gollerle rahatladı. Ne Arda etkiliydi, ne Yusuf ( Yusuf'tan sol açık bile yaratmaya çalışıyor Denizli yuh!). Ne Tabata etkiliydi, ne Keita! İlk 2 gol Rüştü'nün hediyesi, son gol ise kopan maçta 3 pasta gol! Şaştım kaldım!



Böyle durumlarda gerçekten üzülenlerdenim. Yazık oluyor Beşiktaş'a göz göre göre. İyi kadroları yok bence üst düzey. Nihat hala formsuz yokları oynuyor. Ama birşeyler yapabilmek için olur olmadık yerlerden kaleye vurmaya çalışıyor, önünde adam olsa bile vuruyor, bir garip! 5 maç yapmışsın attığın gol 3! Yediğimiz gol 1 çok iyi savunma yapıyoruz diyen Beşiktaşlı arkadaşlara her an dağılabilecek bir defans yapılarının olduğunu görmek açısından iyi bir ders! Çünkü öyle ahım şahım bir ofans takımıyla karşılaşmamışlardı henüz! Denizli'nin artık saçma sapan şeyler denemekten vazgeçip takımını düzene sokması lazım. Oyuncularında aklını başına devşirmeleri gerekiyor!!
Galatasaray'a gelince... Orta sahası kuvvetli olan her takıma karşı sorun yaşayacaklar diyordum kendi kendime bugünde bunu gördük. Ofans olarka Türkiye'nin en iyisi. Ama orta sahayı hızlı geçecek bir takım veya orta sahası kalabalık olan bir takım Galatasaray'ın başını ağrıtır. Ağrıtmayan takımlarla da güle oynaya maç yapıp arkayı 4'ler ya da 5'lerler! Bununla bu sene çok karşılaşacağız.

Beşiktaş'ta genç oyuncu İsmail bu maçta iyiydi. Serdar Özkan'da oldukça iyiydi. Tabata ehh dedirtti. Nihat berbat, Yusuf berbat, Ekrem berbattı.
Galatasaray'da Kewell etkiliydi, Sabri bugün çok çalıştı. Arda piyasada yoktu, Keite'da keza öyle. Baros'un 2 gol attığına bakmayın piyasada yoktu o ana kadar!
Vel hasıl kelam, Mustafa Denizli oyuncu seçimleri ve Rüştü'nün supersonic hataları sonucunda Galatasaray derbinin galibidir. Hayırlı uğurlu olsun efendim.

edit: Rıdvan Dilmen'in de Hırvatistan maçında Rüştü'nün çıkışını ve bu maçtaki benzerliği NTV'de maç sonunda söylemesi beni çok mutlu etti :)

Pazar, Ağustos 2

Stjepan Tomas Gençlerbirliği Anlaşması



Stjepan Tomas adını ilk defa Fenerbahçe ile duyduk ülkemizde. 2003-2004 sezonunda fena sayılmayacak bir performansa sahipti ama sonra Galatasaray'ın yolunu tuttu. Ve bence orada da başarılı performansına devam etmişti.Kendi kalesine attığı bir gol sonrası baya bir geyik dönmüştü Fenerbahçe-Galatasaray ezeli rekabetinden dolayı ama neyse :) Sonra Ruslar bir ar bizim ligimize dadanmışlardı ya, o sıra bir baktım Tomas'da Rusya'da...

Neyse 2 yıllık bir anlaşma olmuş Ankara temsilcisi ile. Kendisi 33'ünde ama gerek tecrübesi, gerekse Türkiye Ligi bilgisi ile bence başarılı olacaktır yeni takımında. Hayırlısı olsun efendim..

Taklalar Halinde İngiltere - Almanya Arası Kaç Saat Sürer?


Bu Nijeryalı güvercin kılıklı taklacı arkadaşımız, İngiltere'den taklalar halinde Almanya'nın yolunu tutuvermiş. Zaten oldukça güçlü olan bu hat Martins'in gelişiyle daha da güçlendi VfL Wolfsburg'da.
Onu İnter'de küçük yaşta tanımıştık attığı golden sonra attığı akıl dışı taklalardan sonra. Sonra Newcastle'ın yolunu tutmuştu. Bence Almanya'da çok daha fazla iş yapacaktır. Sürati yeter aslanımın!

Cumartesi, Ağustos 1

Phelps Bu, Lafına Dikkat Edeceksin!



Cavic arkadaşımız Phelps'i bir yarışta geçtikten sonra sen tutu şu açıklamayı yap: "... İsterse Phelps'e mayomu verebilirim." Konu esas oğlan Phelps'in kullandığı mayo ile alakalıydı ve Cavic asrın hatasını yaptığını anladı geç olmadan.

Zira tokatın sertliği kırmış olduğu dünya rekoruyla geldi 50 m kelebekte! Bu tokatta yetmeyince 100 m kelebekte Cavic'e bir tokat daha indirdi. Ama hani Osmanlı Tokadı gibiyidi hakikaten. Phelps o kadar dellenmiş ki, 1. olduğunu anladıktan hemen sonra su da ki hırs ve agresiflik yaprığı hareketlerden belli olmaktaydı...

Ee neymiş, EFSANE İLE DALGA GEÇİLMEZMİŞ!

Lynn Greer Konusunda Soru İşaretlerimi Kaldırıyorum!



Lynn Greer ile ilgili spekülasyonları daha önce belirtmiştim. Spekülasyonlar ortadan kalkınca benim de konu başlığımdaki soru işaretlerim ortadan kalktı. Green'den çok çok üstün olan bu oyuncu Fenerbahçe için gerçekten olumlu işlere imza atacaktır düşüncesindeyim. Bu arada Terence Kinsey şu anda serbest durumda ve Fenerbahçe'nin bu oyuncuya olan aşkı bitmiyor bildiğimiz üzere. Ayrıca milli takım içinde ismi geçiyordu, geçenlerde Tanjevic'te bu konuda bir açıklama yapmıştı. Uygun oyuncu bulunursa takıma devşirme bir oyuncu koyulacak diye. Hayırlısı olsun...

Cuma, Temmuz 31

İki Temsilcmiz Arasındaki Tarife Rekabeti


Şu sıralarda yok telsime geç 1500 dakika hediye yok 5 dakikası bir kontor derken bayağı yorulduk takipte. Bugün de iki ezeli rakip, ilk resmi maçlarında eski UEFA yeni Avrupa Ligi'nde başarılı sonuçlar aldılar.
Galatasaray tutuk başladığı maçta sonradan arap atı misali açılıp 4 dakikası 1 kontöre açılışı yaptı yurtdışı tarifesinde. Fenerbahçe ise yurtiçi tarifesi olarak 1 kontör 5 dakika kampanyasını uyguladı! İki takımı da tebrik ediyorum. Galatasaray'ı izleyemedim ama Fenerbahçe hakkında bir kaç söyleyebilirim sanırım...

Hani hatırlarsanız bir ara bir reklam vardı. İngiliz futbolu uzun toplarla çıkar, Alman futbolu göbeği deler, Brezilya futbolu ise döktürür şeklindeydi. Rakip ölçü mü değil mi tartışılır ama Fenerbahçe bugün döktürdü. 9 kişi defans yapan takımı kısa paslarla açmaya çalışılar ve Roberto Carlos'un frikiğinden sonra kısa paslar çok ama çok işe yaradı. Brezilyalı oyuncuların çokluğu döktürme sebebiydi belki de... Dos Santos'u bu maçta çok beğendim ofansta oynasa daha başarılı olabilirdi belki de ama, Carlos gol sonrası sakatlanınca zorunlu olarak sol beke geçti. Deivid iyi oyuncu elbette ama sol kanatta yavaşlattı takımı çoğu kez. Seçim daha farklı olabilirdi düşüncesindeyim. Bugün herkes çok iyi işlere imza attı ama benim gözüme çarpanlar, Kazım The Colin, Gökhan Gönül ve Emre Belözoğluydu. Bu 3lü bugün hakikaten çok iyi çalıştılar. Cristian Baroni bu maçta çok fazla göze çarpmadı çünkü kapanan bir takım vardı ama ayağına hakim olduğu her halinde belli ve takımı atağa iyi çıkarıyor açıkçası. Daha zorlu rakipler karşısında tam olarak bir yorum yapabiliriz diye düşünüyorum ama ben ümitliyim açıkçası bu oyuncudan da... Deivid ligde çopunlukla yedek başlayacak gibi, şu anda Edu'da olmadığına göre sorun yok ama stopere Edu dönerse veya başkası gelirse bir yabancı kontenjanı sorunu doğacak. Bu arada hazırlık maçlarında sarı lacivertli ekibimizn defansı çok sağlam gözükmemişti bugünde araya atılan toplarda ciddi tehlikeler yaşadılar. Daha yetenekli, sağlam oyuncular konusunda defans kevgire dönebilir. Amman dikkat!
Rakipler bizimkilerin dişine göre değil. Ama skorlar taraftarları bunca zaman sonra kucaklama adına çok hoş. Sallayın Avrupa'yı!

Perşembe, Temmuz 30

Elano Blumer Galatasaray'da!


Galatasaray'ın nokta atışları devam ediyor.. İşte bu yüzden hala güvenilir yöneticileri var. Yokluk içerisinde gidip oyuncu getirilebiliyor. Fenerbahçe ve Galatasaray'ın yöneticileri iş bitirici olabiliyor. Dikkat ederseniz Türkiye'ye gelen ciddi anlamda yıldızları bu iki takım getiriyor. Lütfen Beşiktaşlılar kızmasın bana ama gelen yabancıların ciddi manada isim yapmış olmadıklarını düşünüyorum, gelen yok demiyorum ama sınırlı sayıda! Ve lütfen şunu da düşünmeyin ki bu takımlar yabancı transferlerinde hata yapmamışlardır demiyorum! Beşiktaş yöneticileri bu konuda bence çok ama çok yetersiz!

Elano Avrupa macerasına Shakhtar ile başladı. Ondan öncesinde Brezilya'da Santos'ta 131 maçta 33 gol atmıştı. Ukrayna ekibinde ise 48 maç forma giyip 14 gole imzasını atmıştı. Sonra İngiltere'nin yolunu tuttu. yine 14 gole imza attı ama bu sefer 62 maçta. Elano Türkiye'de 10 numara diyebileceğimiz mevkide Galatasaray'a çok iş katacaktır kanısındayım. Ayağa hakim, oyun bilgisi yüksek bir yetenek. Brezilya milli takımında eğer ortasaha da ofansif olarak görev yapıyorsanız forma şansı bulmanız zordur. Çünkü dünyanın en yetenekli adamlar oluşturur bu alanda! Elano isebu yıldızlar olmasına karşın yine de forma şansı bulmuştur 34 kere ve 6 gol ile süslemiştir bu performansını. Ukrayna liginde lig ve kupa şampiyonluğu, Santos ile lig kupasını ve milli takım ile de Copa America ve Konfederasyon Kupası'nı kazanmıştır.

Milan ve İnter transfer etmek istiyor şeklinde spekülasyonlar vardı ama Türkiye'de oynamak istemesinin sebebi takımın beyni olarak görev yapacak olması ve milli takım için şansının yüksek olacağını düşünmesindenmiş bu sebeple! İnter ve Milan'da forma şansı her daim bulabilir miydi o geniş kadro da soru işareti çünkü. Biraz çekindiğini söylemek yanlış olmaz sanıyorum.

Orta sahanın çeşitli bölgesinde yer alan Elano Blumer 4 yıllık imza attı ve bonservisi 7 milyon euro, kendisi ise yıllık 3 milyon euro civarında alacak resmi olmamakla birlikte! Galatasaray'a hayırlı uğurlu olsun. Sambasını görmek isteriz sahada ;)

Çarşamba, Temmuz 29

Phelps Kaldığı Yerden- World Record!


24 yaşındaki bu yaşayan efsane, 3 aylık bir ceza sonrası ait olduğu yere döndü. Kariyerini berbat etme aşamasına getirmeyi seçen yeteneklere çok kızmışımdır hep. Misal bizden Sergen Yalçın, Süreyya Ayhan, Cenk Akyol... Allah'ın verdiğini çeşitli şekillerle elinin tersiyle itmek de neyin nesidir!?
Phelps 200 m kelebek stilde kendisine ait olan rekoru biraz daha geriye çekip 1.51.51 ile dünya rekorunu geliştirdi. Yarış sonrası mikrofonlara bunu 1.50 civarına çekebileceğinden bahsetti. Bu adam bir efsane! Kendine yazık etme de bu yolda tam gaz ilerle! Seni esrar partilerinde değil de, yüzme havuzlarında o ait olduğun 1.'lik kürsüsünde görmek istiyoruz!

Mansur Bin Zayid - Blues Tam Gaz!


2008 yılında Arap Şeyhi kulübü aldığından beri bir beni transfer etmediler ama gerek yok yeterince ofans oyuncusu var ellerinde! Defans için Terry Terry diye ağlanıp sızlandı Hughes m baktı ki olmayacak, Arsenal'den bir oyuncu daa aldılar. Sir Alex Ferguson geçtğimiz günlerde küçümsemişti City'i, Manchester şehrine hakimiyet konusunda ama görünen o ki sağlam adamlar alındı ve durum küçümsenecek gibi değil.
50 sene şampiyonluk bekleyen Chelsea'nin aslında Abromoviç'i beklediği ortadaydı. Çünkü büyük kulüp olmak için büyük oyunculara sahip olmak gerekir en iyisi için! Zayid'de City'nin beklediği adamdı bunlar için! Şeyh paraları döktükçe ve City bu tür transferlere devam ettikçe, siz ne düşünürsünüz bilmiyorum ama başa güreşecekler gibime geliyor Blues'lar!
Toure, Adebayor'dan sonra City'e gelen oyuncular kervanı katıldı. Hayırlı olsun!


F1 Artık İzlenir... Legend Came Back!!


Sizde benim gibi bu sempatik Alman'ın bırakmasından sonra F1'den soğuyanlardan mısınız yoksa soğumayanlardan mısınız? Bence bu F1'i Schumi ile devam ettirmeli :)

Massa'ya gerçekten de çok üzülmüştüm ama artık şu kesinleşti ki Schumi geri döndü... İspanya Grand Prix'te Felipe Massa'nın yerine Michael Schumacher yarışacak!!

Hoşgeldin koçççum benimmmm!!!

Efsane Goller - 1

Lynn Greer ? Fenerbaçe Ülker?



Lynn Terence Greer Jr. 1979 doğumlu Amerikalı basketbolcu sarı lacivertli takıma yakın gibi duruyor. Bu dedikodu sıkça dolaşmaya başladı bir çok yerde.. Adamın infosunun yer aldığı wikipedia'da Fenerbahçe Ülker yazıyor bile. Hatta başka bir Avrupa sitesinde de bu transferin olduğu konusunda emin olunacak kanıtlar var..


Geçen sene M. Green ile çok sıkıntı yaşayan Fenerbahçe geçen sezonu Yunan devi Olympiacos ile geçiren Lynn Greer ile bu sıkıntıyı giderme peşinde. NBA patentli oyuncunun İtalya, Rusya, Polonya ve son olarak Yunanistan maceraları var. Geçtiğimiz sezon ve daha önceki sezon bilgileri şurada.

Ağzımızı Yüzümüzü Dağıttılar! Fır Fır Yok 5-0


Sivasspor.. Yiğidolar.. Son 2 sezonun flaş takımı...
Çok merak ediyordum ne yapacaklar Avrupa arenasında ama fazla beklenti sarsarmış hakikaten! Resimdeki oyuncumuz misali dağıtmışlar ağzımızı yüzümüzü! Yenileceklerini tahmin etmek zor olmazdı ama 5-0'ı da beklemiyordum pek. Hoş bu beklentinin kaynağı 2 seneye dayanan müthiş çıkıştı ama görünen köyün bize gösterdiği bu sene işlerin hiç de kolay olmadığı! Aksine Sivasspor'dan dip bekleyenlerdenim bu sene!
Skora dayalı değil bu öngörü! Çünkü bu sene bence takım kimyasında değişiklik yapmak zorunda olacaklar. Giden oyuncuların yerine gelenler, bence Bülent Uygun'un işini zorlaştıracak. Fenerbahçe kökenli olmasından mıdır nedir, Fenerbahçe gibi antipati toplamaya devam ediyordu açıklamalarıyla. Zaten yenilgi sonrasında beter olsunlar diyebilecek Türk insanı o kadar fazla ki şaşırdım kaldım! Delikanlı adam görünümündesin ama biraz çeneye vurmasın yaptığın iş. Büyük lokma ye büyük laf etme bir daha Bülent Hoca! İşini yap 8 yemeyiz gibi tahrik edici şeyler söyleme!
Hoş şu kısmı da var işin! Bazı insanlar ne işi var Sivas'ın şampiyonlar liginde diyor ya gıcık oluyorum! Bu adamlar geçen sene ligi ikinci bitirmedi mi kardeşim? Onlar gidecek elbette! Büyük dediğimiz kulüpler neredeydiler? Yok efendim fark yerlermiş miş miş miş.. Galatasaray, evinde 5 yerken, Fenerbahçe 62'den tavşan olurken, diğer bir Türk takımımız 8 yeyip tarihe geçerken bırakınızda Sivas 5 yesin! Olur o kadar!!

Salı, Temmuz 28

Ama Ben Uyarmıştım!

Daha dün Galatasaray'ın mor formasının esprilere konu olacağını belirtmiştim ve hata yaptıklarını söylemiştim. Adnan Polat aykırı bir forma olsun istedikleri için bu seçimi yaptıklarını söylüyor. E öyle yaparsanız böyle şeylere de katlanmak zorunda kalırsınız..

Buyrun Galatasaray'ın 10 numarası Arda Turan ne hale gelmiş:


15 Yaşındaki Çocuk ve Ülkeler Arası Farklılık.. Thomas Daley


Şu yaz aylarını seviyorum be birader.. Hani çok fazla gidemesemde deniz,kum,güneş,güzel hatunlar, yaz aşkları falan filan... Liste kabarık uzamasın!
Eurosport vazgeçilmezimdir her zaman NTVspor'u es geçmezsem eğer.. Çünkü hani bizde olmayan şeyleri görmek, yeni spor dallarını keşfedip izlemek çok keyif verici! Futbol dinimiz, basketbol imanımız olmuş.. Hatta imansız bir sürü insan var ya neyse! Sadece dinine bağlı insanlar var ama herkes ayrı telden çalıyor.. Çok çeşitli din mensubu insanlarına sahip bir ülkedeyiz.. Futbol bakımından yani :) "Boca es mi religion, Maradona es mi dios, La Bombonera es mi iglesia.” (Dinim Boca, Tanrım Maradona, Mabedim La Bombonera) misali herkesin dini farklı, tanrısı farklı, mabedi farklı...

Sadece futbol izlemek değildir spor takibi.. Bu işin içinde ne dallar var.. Karşımıza çıktığında bu ne leynnnnnn dediğimiz türden... Buz üstünde giden böyle garip kımıl kımıl birşey,dart oynar gibi onu kaydırarak atan bir adam, yanında temizlikçi gibi onu sürekli kazıyan ve hedefe ulaştırmaya çalışan insancıklar.. Bu nasıl spordur? Çoğumuzun aklına gelmedi bile bu spor dalı değil mi? Zira varlığından bir haberiz :) Körling desem? (Curling)




Neyse Tramplen ile atlamaya daldım geçenlerde... Adamlar burgulu, içe bükük, dışa kayık, sağdan , soldan taklaları atıp durdular... Zevkle izledim doğrusu! Çinlilerin genelde çok başarılı olduğu, hüküm sürdüğü bir dal... Platform atlamada final karşılaşmasını izlerken nefesim kesildi resmen! 2 Çinli, bir Avurtralyalı,bir de İngiliz kapıştılar kıyasıya. Avustralyalı son 2 atlayışa girerken öndeydi, sonra Çinli geçti, aman diyim ne oluyor falan filan derken bir baktım İngiliz son 2 hakkında zorluk derecesi yüksek atlayışlarda 10 puanları kapıp götürdü malı. Sonra bir baktım bu çocuk 15 yaşında çıktı. E genç olunurda bebe olunmaz ki. Sen tut onca kurdun arasında kuzu iken, yut alayını! Bravo yahu! Bizim Türk çocuklarını aman birşey olur telaşıyla herşeyden uzak tutarız. Sonra yüzmeden bile korkup 3.5 atarken, elin oğlu daha 15 yaşında olimpiyat şampiyonlarını geride bırakıp zorluk derecesi 3.5 atlayışlar yapsın. Farka bakınız!

Bu genç yeteneğin adı Thomas Daley. 21 Mayıs 1994 doğumlu bu sıradışı çocuk, Avrupa Şampiyonluğu sonrasında, Dünya Şampiyonluğunu da kaptı götürdü. Ve bu yaşta hem sevgimi hem de saygımı kazandı. Helal olsun! 10 m platformda artık bir efsane olabilir bu çocuk.. Ama bunu olimpiyatlarda gösterecek bize, o yolda mı değil mi diye? Omuzlarındaki yük farklı olacak ama o sevimli yüzü ile bence bunun da üstesinden gelecektir. Hadi bakalım zorluk derecesi yüksek bu yolda taklalar atarak yüksel iyice Tom!!

Mor Forma Ve Esprileri..



Galatasaray bu sene bir gariplik yapıp sırf farklılık olsun diye mor forma ile bazı maçlarda yer alacak... Hangi hayal gücüne kurban olduğumunun aklına geldiyse tebrikler... Fotomaç, Fanatik, Fotospor, Tuttosport ve bütün spor(t) gazetelerinin başlıklarını şimdiden düşünmek acı verici olsa gerek.. Hoş kendi aralarında entersan yorumlarla başlarına neler geleceğinin farkındalar zannımca. Baksanıza Rijkaard ne diyor :) "... Özellikle bu mor forma rakibin kafasını karıştıracaktır. Bunu bir avantaj olarak kullanacağız." E pes doğrusu!

Olası bir yenilgi sonrası..

- Galatasaray Morardı...
- Mor salkımlı o sokakta ellerimi tut..
- Mor ve Ötesi Galatasaray
- MORuk Galatasaray...


Aman Allah'ım ben bu kadar iğrençleşiyorsam QTM ( Quality Turkish Media) neler yapar neler :)

Pazartesi, Temmuz 27

Herkese Merhabalar..


Herkese merhaba..

Daha önce basketbolla ilgili yazılarımla kendimce birşeyler yapmaya çalıştım. Şimdi ise tüm spor dallarında farklı yorumlar ile karşınızda enteresan biçimde yer alacağım... Bu süreç içerisinde yayında ve yapımda emeği geçecek tüm enteresan insanlara teşekkürü şimdiden borç bilirim!!!

Sevgi ve saygılarımla...

enteresanadam...